Afyonkarahisar Valiliği
     Resmi İnternet Sitesi

Saygıdeğer konuklar, Şuhut'lu değerli vatandaşlarım, sevgili gençler,

Zafer Haftası 85.yıldönümü kutlama programının açılış törenlerine hoş geldiniz. Bu vesileyle hepinize en içten saygılarımı sunuyorum.

Törenlerimizin Şuhut' ta başlaması, elbette kurtuluş savaşımızdaki fonksiyonundan kaynaklanmaktadır. İşgalci Yunan ordusuna karşı nihai hesaplaşmanın hazırlıklarını tamamlayan Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk ve karargahı 24 Ağustosta Şuhut İlçesine gelmişlerdir.

Atatürk bu olayı Nutuk' ta şöyle anlatır; “24 Ağustos 1922' de karargahımızı Akşehir' den taarruz cephesi gerisindeki Şuhut kasabasına getirttik. 25 Ağustos 1922 sabahı da Şuhut' tan, savaşı idare ettiğimiz Kocatepe'nin güney batısındaki çadırlı ordugaha naklettik. 26 Ağustos sabahı Kocatepe'de hazır bulunuyorduk . Sabah 05.30' da topçu ateşimizle taarruz başladı.”

Kurtuluş savaşımızın öncesine bir göz atacak olursak, karşılaşacağımız tablo şudur;

30 Ekim 1918 tarihinde imzalanan ve aslında tam bir teslim ve parçalanma belgesi niteliğinde olan Mondros Mütarekesine karşı, önce Kars ve Edirne' de başlayan ve kısa sürede bütün yurt sathını kaplayan “Müdafaa-i Hukuk” hareketlerinde, halkın kendi başına karar verip, kurtulma iradesi, bütün açıklığıyla göze çarpmaktaydı. Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, bu direniş hareketlerini dağınıklıktan kurtarmış ve bunları yürütenlerin hepsine ortak bir amaç göstermiştir. O da egemenliğin bütünüyle ulusa ait olması ile kurtuluşun, bu ilkeye dayanarak kurulacak yeni bir devletle sağlanacağı gerçeğidir. Mustafa Kemal dağınık bir biçimde mücadele veren pek çok yurtseveri büyük maddi imkansızlıklara rağmen bu hedefe yöneltmiş ve düzenli orduyu teşekkül ettirmiştir.

 

Ancak, Büyük Önderin ve Kadrosunun cephede olduğu kadar cephe gerisinde de çetin mücadelesi söz konusuydu. 4 Mart 1922 ‘ de Türkiye Büyük Millet Meclisinin gizli oturumunda, endişe ve huzursuzluk duyanlara şu açıklamayı yapmıştı; Ordumuzun kararı taarruzdur. Fakat bu taarruzu tehir ediyoruz sebebi, hazırlığımızı tamamen ikmale biraz daha zaman lazımdır. Yarım hazırlıkla, yarım tedbirle yapılacak taarruz, hiç taarruz etmemekten daha çok fenadır.” Atatürk, bu sözleriyle bir taraftan zihinlerdeki şüpheyi ortadan kaldırmaya çalışırken, diğer taraftan da orduyu, son zaferi sağlayacak bir taarruz için hazırlıyordu.

Mustafa Kemal Haziran 1922 ortalarında, taarruza geçme kararını vermişti. Asıl amaç, yok edici bir meydan savaşı yapmak, düşmanın çok duyarlı olan yerine, çabuk ve kesin sonuç alacak darbeyi vurmaktı Gazi Mustafa Kemal Paşa Ordu birlikleri arasında yapılacak bir futbol maçı dolayısıyla ordu komutanlarıyla bazı kolordu komutanlarını Akşehir' e davet ederek 28 Temmuz gecesini, komutanlarla genel taarruz hakkında konuşarak geçirdi ve gereken direktifleri verdi. 20 Ağustos 1922' de Ankara' dan Akşehir' e gelerek 26 Ağustos 1922 Cumartesi sabahı düşmana taarruz emrini vermişti. Çok gizli bir şekilde cereyan eden bu olayları kamuoyundan saklamak amacıyla 21 Ağustos' ta Çankaya Köşkünde bir çay ziyafeti verileceği, gazete ve ajanslara da yayılmıştı.

26 Ağustos sabahı, Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk yanında Genel Kurmay Başkanı Fevzi Paşa, Batı cephesi Komutanı İsmet Paşa ve Birinci Ordu Komutanı Nurettin Paşa ile birlikte muharebeyi yakından izlemek ve idare etmek üzere Şuhut üzerinden Kocatepe' deki gözetleme yerine çıktılar. Büyük taarruz işte burada başladı, topçuların saat 04.30' da taciz ateşi ile başlayan hareket, saat 05.00' te, önemli noktalara yoğun topçu ateşi ile devam etti .

Sabah 06.00' da piyadelerimiz Tınaztepe' ye hücum mesafesine yaklaşarak tel örgüleri aşıp, Yunan askerini süngü hücumu ile temizledikten sonra Tınaztepe' yi ele geçirdiler. Bundan sonra saat 09.00' da Belentepe daha sonra Kalecik Sivrisi düşmandan temizlendi.

27 Ağustos saat 18.00' de Afyonkarahisar 8. Tümen tarafından kurtarılmıştır. Afyonkarahisar, kurtuluşun şanlı ve şerefli müjdesi olmuştur. Afyon artık hürdür. Tarihi ve askeri hizmete de hazır önemli bir merkezdir. Başkomutanlık karargahı ve Batı cephesi komutanlığı karargahı, derhal Afyonkarahisar' a taşınmıştır.

28-29 Ağustos günleri çok başarılı geçen taarruz harekatı, düşmanın 5.Tümeninin çevrilmesi ile sonuçlanmıştır. 29 Ağustos gecesi durum muhakemesi yapan komutanlar, hemen harekata geçerek muharebenin süratle sonuçlandırılması, düşmanın çekilme yollarının tamamen kesilmesi ve düşmanı çarpışmaya zorlayarak, kamilen teslim olmalarını sağlama yolunda karar almışlardır. Karar süratli ve düzenli bir şekilde gerçekleşmiştir. 30 Ağustos 1922 günü, taarruz harekatı Türk ordusunun kesin zaferiyle sonuçlanmıştır.

Büyük Taarruzun son safhası, askeri tarihimize Başkomutan Meydan Savaşı olarak geçmiştir. Büyük Taarruz, komutanların, subayların ve erlerin canını hiçe sayan cesaret ve davranışlarının bir sonucu ve zaferin müjdesidir.

Afyonkarahisar, coğrafi konumundan dolayı milli mücadelenin kilit noktalarından birisi olmuştur. Ulusal direnişin en çetin savaşlarının bu topraklarda cereyan etmesi, bunun göstergesidir. Afyonkarahisar ve çevresindeki milis kuvvetlerinin düşmanı oyalayarak direnişi, hem demiryolu ulaşımını kısmen engellemiş, hem de halkın kurtuluş ümitlerini canlı tutarak Ankara' nın daha rahat hareket etmesine imkan sağlamıştır.

Milli Mücadele sırasında şehit olan 36.239 erin, 1.060' ı Afyonkarahisar ve kazalarının askerlik şubelerine kayıtlıdır. Bu rakam ülke geneline kıyaslandığında büyük bir miktarı ifade eder. Milli Mücadelede önemli bir görev üstlenmiş olan İlimiz, görevini layıkıyla ifa etmiştir.

Değerli konuklar,

Konuşmamda savaşın detaylarına girmeyi özellikle arzuladım. Çünkü Kurtuluş savaşımız, Türk milletinin, bir imparatorluğun külleri arasından silkinip, dirilişinin ve var olma mücadelesinin destanlaştığı bir savaştır.

Türkiye Cumhuriyetinin, ne tür zorluklar aşılarak kurulduğunun, genç nesillere aktarılması çok önemlidir. Türk gençliği, geçmişini, Cumhuriyeti bizlere armağan eden bir neslin dramını öğrendikçe , Cumhuriyetine daha sıkı sarılacak ve geleceğe daha güvenle bakacaktır. Sözlerime burada son verirken, başta büyük önder Gazi Mustafa Atatürk olmak üzere kurtuluş savaşımızın tüm kahramanlarını, bu toprakları bizlere vatan yapanları, rahmet ve minnetle anıyor, hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Haluk İMGA
Afyonkarahisar Valisi

 

 

 

 
Web Tasarım: İl Basın Müdürlüğü. Tüm hakları Afyonkarahisar Valiliğine aittir. © 2004