TAŞHAN (HOCA ÜVEYS HANI)
TARİHİ
Afyonkarahisar İl Merkezi Sinanpaşa Mahallesi Kapanhan Caddesi üzerinde bulunan Taşhan tapuda 45 pafta, 456 ada, 1-6 ve 37-99 parsel numaraları ile kayıtlıdır. XII. Yüzyılın ortalarında yapılmış Osmanlı dönemi eseridir. Halil Efendi-zâde Abdullah Efendi Vakfı'na dahil olup Hoca Üveys Hanı olarak da bilinmektedir. Yapının yazıtı yoktur. Süleyman Gönçer, Rebiülahir 1077/Ekim 1666 tarihli bir vakfiyeye dayanarak, 1651-1655 yılları arasında Karahisar-ı Sahib kadılığı yapmış olan Kadı Abdullah Efendi'nin satın alıp vakfettiği Keçeciler ve Yemeniciler çarşıları arasındaki arsa üzerine, çarşı esnafından mahzen ve depo sıkıntısı olanların birleşerek vakfa zemin kirası vermek şartıyla Taşhan'ı ortaklaşa yaptırdıklarını kaydetmektedir. İki katlı ve iki katının da revaklı olması nedeniyle XVII. yüzyıl Osmanlı hanlarıyla benzerlik gösteren Taşhan'ın vakfiyenin düzenlendiği 1666 tarihinden kısa bir süre önce inşa edilmiş olabileceği söylenebilir. Taşhan, iki katlı planı ve iki katında da mevcut revaklarıyla tipik bir Osmanlı şehir içi hanı olup, üst kat odalarında ocak bulunması, bu katın konaklama veya büro hizmetleri için ayrılmış olabileceğini düşündürmektedir. Afyonkarahisar kentinin eski yerleşim bölgesinde ve şehir merkezinde bulunan Taşhan, 1847 yılına ait kira defterinden anlaşıldığına göre tahtanî ve fevkanî olmak üzere iki kısımdan oluşmaktadır. Tahtanîsinde sağda 13, solda 6 oda olmak üzere 19 oda, fevkanîsinde ise sağ merdivenden çıkılınca sol taraftan başlayan 24 oda olmak üzere toplam 43 oda bulunmaktadır. Taşhan, Gayri Menkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu'nun 14.03.1981 tarih ve A-2765 sayılı kararı ile korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı olarak tescil edilmiştir.
Koruma Amaçlı İmar Planı içerisinde bulunan Taşhan, iki katlı bir yapıdır. Yapının dikdörtgen avlusu her iki katta da dört yönden revaklarla çevrilmiş ve revakların gerisine odalar yerleştirilmiştir. Duvarları kırma taşlarla, kapı ve pencere söveleri ile payeler kesme taşlarla, kemerler ve üst örtü ise tuğla ile inşa edilmiştir. Dışarıda doğu, batı ve kuzey cepheleri, yakın zamanda inşa edilen dükkânlarla tamamen kapanmış durumdadır. Yapının güneydoğu köşesinin yerden yaklaşık iki metre yüksekliğe kadar pahlanmış olması, inşa edildiği dönemde burada bir sokağın var olduğunu düşündürmektedir.
Hanın girişi güneybatı köşesindedir. Bu giriş, batı cephesi üzerinde bir çıkıntı oluşturmaktadır. Çıkıntının köşesi pahlanarak yakın bir geçmişte buraya bir çeşme yapılmıştır. Uzunca bir koridor şeklindeki girişi, iki bölümden oluşmaktadır. Dışarıya bir eyvan gibi açılmakta olan ilk bölümün iki yan duvarı üzerinde, 150 cm. derinlik ve 220 cm. genişliğinde beşik tonozla örtülü büyük birer niş yer almaktadır. Giriş eyvanına iki kanatlı demir bir kapı ile kapatılmış olan basık kemerli giriş aralığından geçilmekte olup, kemerin kilit taşı üzerinde bir daire içerisine yerleştirilmiş altı kollu bir yıldız, kilit taşının sağında yedi kollu bir yıldız, solunda ise altıgen içerisine yerleştirilmiş altı yapraklı bir çiçek motifi bulunmaktadır. Giriş eyvanının üzeri beşik tonozla örtülüdür.
Giriş eyvanının açıldığı avlu dikdörtgen şeklindedir ve kuzey-güney yönünde uzanmaktadır. Avlu alt katta beşik tonozlu revaklarla çevrilmiş olmasına karşın, günümüzde güney revağının batı yarısı, doğu revağının tamamı ve batı revağının güney yarısı, sonradan yapılan duvarlarla bölünerek odalara dahil edilmiş durumdadır. Burada dikkati çeken: güney revaklarından birinin, üzerlerinde üçgen alınlıklar bulunan bir kapı ve bir pencere ile kapatılmış olmasıdır. Alınlıklar arasında yuvarlak bir pencere bulunan bu bölüm, mekânın ana yapısı ile uyum göstermese de, kapatılmış olan diğer revaklara oranla daha estetik ve daha bakımlı bir görünüm arz etmektedir. Handa deposu bulunan esnaflardan Keçeci Yaşar Kocataş'ın, babası Keçeci Şükrü Çavuş'a dayanarak naklettiğine göre, burası bir Ermeni tüccar tarafından bugünkü görünümüne getirtildikten sonra uzun süre kullanılmış, Kurtuluş Savaşı sonrasında dükkân sahibinin Afyonkarahisar'ı terk etmesi üzerine, Türklere kalmıştır. Han'ın zemin katında 21 oda bulunmaktadır ve odaların tümü, revağa dik uzanan beşik tonozlarla örtülüdür. Han'ın kuzey cephesinde bulunan ikinci girişinin eyvanı günümüzde bir odaya dönüştürülmüş, cephe ise dükkânlarla kapatılmış durumdadır.
Üst kata çıkış, kuzey revağının içine yerleştirilmiş karşılıklı iki merdivenle sağlanmaktadır. İkinci katta dört yönde revak vardır. İkinci katta bulunan 23 oda bu revaklara açılır. Revaklar tuğla kaburgalı ve sivri kemerlidir. Üst katın oda pencereleri küçük ölçüde ve dörtgen olup, çoğunun eksik olan demir kapakları dışa açılmaktadır. Hanın üzeri günümüzde iki yana eğimli, bazı kesimleri tahrip olmuş ahşap bir çatıyla örtülüdür. Çatının üzeri kiremit kaplıdır.


|